Regresyon ve gerileme nedir ?

Enfes

Global Mod
Global Mod
Regresyon ve Gerileme: Beynimizin Geri Vites Lambası mı, Yoksa Hayatın Bize Attığı Bir Reset Tuşu mu?

Dün gece kendime “Artık daha düzenli bir insan olacağım” diye büyük bir söz verdim. Beş dakika sonra eski telefon fotoğraflarına bakarken kendimi 2014 yılında çekilmiş, saç modeliyle büyük bir özgüven savaşı veren halimle karşı karşıya buldum. O an düşündüm: “Acaba bu bir nostalji mi, yoksa beynim beni gizlice geçmişe mi gönderiyor?” İşte tam burada regresyon kelimesi kapıyı çalıyor.

İlk duyduğumuzda çoğumuzun aklına “geriye gitmek”, “kötüye dönmek” veya “başarısız olmak” geliyor. Fakat işin ilginç tarafı şu: Regresyon her zaman kötü bir şey değildir. Bazen insanın kendini koruma yöntemi, bazen istatistikte güçlü bir analiz aracı, bazen de hayatın bize “bir dakika, bazı şeyleri yeniden değerlendirelim” deme şeklidir. Bedri Yılmaz İçerikleri+1

Peki regresyon ve gerileme gerçekten nedir? İnsan neden bazen eski davranışlarına döner? Matematik neden “geriye dönüş” kelimesini kullanır? Gelin biraz bilim, biraz günlük hayat, biraz da kahve sohbeti tadında inceleyelim.

Regresyon Nedir? Kısaca Bir Kavramdan Fazlası

Regresyon kelimesi farklı alanlarda farklı anlamlara gelir. Psikolojide regresyon, kişinin yoğun stres, kaygı veya zorlayıcı durumlar karşısında daha önceki dönemlerde kendisini güvende hissettiren davranışlara dönmesi anlamında kullanılır. İstatistikte ise değişkenler arasındaki ilişkiyi anlamaya ve bir sonucu tahmin etmeye yarayan matematiksel bir yöntemdir. Bedri Yılmaz İçerikleri+1

Yani aynı kelime iki farklı dünyada dolaşır. Bir tarafta insan psikolojisi vardır; diğer tarafta sayılar, grafikler ve modeller.

Bir örnek verelim:

Yetişkin bir insan düşünün. İş yerinde büyük bir kriz yaşıyor, sorumlulukları artıyor ve kendini sürekli baskı altında hissediyor. Normalde sakin ve çözüm odaklı biri olmasına rağmen ailesinden daha fazla destek istemeye, çocukluk alışkanlıklarına dönmeye veya daha alıngan davranmaya başlayabiliyor. Bu durum “gerileme” olarak değerlendirilebilir.

Ama aynı zamanda bir şirket, satış verilerine bakarak gelecek ay ne kadar ürün satacağını tahmin etmek için regresyon analizi kullanabilir.

Biri duyguların haritasını çıkarır, diğeri sayıların yolunu.

İkisinin ortak noktası ise geçmiş verilerden veya deneyimlerden anlam çıkarmaya çalışmalarıdır.

Gerileme Her Zaman Kötü Müdür? Beynin İlginç Savunma Mekanizması

İnsan zihni bazen çok ilginç çalışır. Bir bilgisayar gibi “hata oluştu, sistemi kapatıyorum” demez. Bunun yerine eski dosyaları açar.

Çocukken zorlandığımızda annemize, babamıza veya bizi güvende hissettiren kişilere yaklaşmamız normaldir. Yetişkinlikte de benzer bir mekanizma görülebilir. Büyük bir stres altında kalan biri daha fazla ilgi isteyebilir, daha hassas davranabilir veya eski alışkanlıklarına dönebilir.

Burada önemli nokta şudur: Gerileme her zaman gelişimin tamamen kaybolması anlamına gelmez.

Bazen insanın zihni kısa süreliğine güvenli bir limana uğrar.

Tıpkı telefonun aşırı ısındığında performans modunu düşürmesi gibi düşünün. Telefon bozulmamıştır; sadece kendini korumaya çalışıyordur.

Ancak sürekli geçmişte kalmak, yeni sorunlarla yüzleşmekten kaçınmak veya sorumluluklardan tamamen uzaklaşmak başka bir konudur.

Şu soruyu sormak ilginç olabilir:

“Geçmişimize dönmek bizi güçlendiriyor mu, yoksa bugünden kaçmamıza mı yardım ediyor?”

Cevap çoğu zaman kişinin neden geri döndüğüne bağlıdır.

Kadınlar ve Erkekler Regresyona Nasıl Yaklaşır? Tek Bir Kalıba Sığmayan İnsan Hikâyeleri

İnsan davranışlarını konuşurken sık yapılan hata, kadınları ve erkekleri iki ayrı kutuya koymaktır. Oysa gerçek hayat çok daha renkli ve karmaşıktır.

Bazı erkekler stresli dönemlerde çözüm üretmeye, plan yapmaya ve kontrolü yeniden kazanmaya odaklanabilir. Örneğin işini kaybeden bir erkek arkadaşınız hemen bütçe planı çıkarabilir, yeni iş ilanlarına bakabilir veya kariyer stratejisi oluşturabilir.

Bazı kadınlar ise aynı durumda önce duygusal desteğe, iletişime ve ilişkilerin korunmasına önem verebilir. Örneğin yakın çevresiyle konuşarak yaşadığı süreci anlamlandırmaya çalışabilir.

Ama bu durum kesin bir kural değildir.

Duygularını analiz eden, insan ilişkilerine önem veren erkekler olduğu gibi; kriz anında hemen plan çıkaran, stratejik düşünen kadınlar da vardır.

Mesela Ayşe isimli bir proje yöneticisi düşünelim. Ekibi başarısız bir sunum yaptıktan sonra önce herkesin moralini toparlıyor, kimlerin neden zorlandığını anlamaya çalışıyor. Ardından veri analizleriyle yeni bir yol haritası hazırlıyor.

Diğer tarafta Mehmet isimli bir öğretmen, öğrencilerinin başarısız sonuçları karşısında hemen çözüm listesi hazırlıyor. Fakat zamanla öğrencilerin sadece metoda değil, motivasyona da ihtiyaç duyduğunu fark ediyor.

İkisinin yaklaşımı da değerlidir.

Çünkü insan sadece mantık değildir, sadece duygu da değildir.

İstatistikte Regresyon: Sayıların Geleceği Tahmin Etme Çabası

İstatistikte regresyon biraz daha teknik bir anlam taşır. Temel olarak bir değişkenin başka değişkenlerle ilişkisini incelemek ve tahmin yapmak için kullanılır. Örneğin bir evin fiyatını tahmin ederken metrekaresi, bulunduğu bölge, oda sayısı gibi faktörler kullanılabilir. EPODDER Kitaplığı+1

Bir market sahibi düşünelim.

Geçmiş aylardaki satışlara bakıyor:

- Hava sıcaklığı arttığında dondurma satışı yükseliyor.

- Tatil dönemlerinde bazı ürünlere talep artıyor.

- Hafta sonları müşteri sayısı değişiyor.

Bu verileri kullanarak gelecekteki satışları tahmin etmeye çalışıyor.

İşte regresyon burada devreye giriyor.

Ama burada küçük bir sürpriz var: Regresyon geleceği kristal küreden görmez.

Sadece mevcut bilgiler ışığında güçlü tahminler yapmaya çalışır.

Yani regresyon “gelecek kesin böyle olacak” demez.

Daha çok:

“Eldeki bilgiler bize bu yönde bir ihtimal gösteriyor.”

der.

Bu ayrım çok önemlidir.

Çünkü insanlar bazen istatistik sonuçlarını kesin gerçek gibi görür. Oysa her analiz gibi regresyonun da sınırları vardır.

Ortalamaya Doğru Gerileme: Hayatın Bize Attığı Küçük Bir Matematik Şakası

Regresyonun en ilginç taraflarından biri “ortalamaya doğru gerileme” kavramıdır.

Bazen çok sıra dışı bir sonuçtan sonra sonraki sonuç daha normale yaklaşabilir. Örneğin bir öğrenci sınavda olağanüstü yüksek puan aldıktan sonra ikinci sınavda biraz daha düşük puan alabilir. Bu her zaman başarısının düştüğü anlamına gelmez. Dr. Sefa Erkuş+1

Aynı durum sporcularda da görülür.

Bir futbolcu inanılmaz bir maç çıkarır, herkes “Bu oyuncu artık dünyanın en iyisi” der. Sonraki birkaç maçta performansı normale döner.

Hayranlar hemen yorum yapar:

“Formu düştü.”

Belki de hayır.

Belki sadece insan performansının doğal dalgalanması yaşanıyordur.

Bu yüzden tek bir başarıya veya tek bir başarısızlığa bakarak büyük kararlar vermek bazen yanıltıcı olabilir.

Günlük Hayatta Regresyonu Fark Etmek

Hepimizin hayatında küçük regresyon anları vardır.

Yeni bir işe başladığınızda eski iş yerinizi özlemek…

Yeni bir şehre taşındığınızda çocukluk mahallenizi düşünmek…

Büyük bir karar sonrası eski alışkanlıklara dönmek…

Bunların hepsi insan olmanın parçalarıdır.

Önemli olan şu soruyu sorabilmektir:

“Ben gerçekten geriye mi gidiyorum, yoksa kendimi yeniden mi toparlıyorum?”

Çünkü bazen geri adım gibi görünen şey aslında daha sağlam bir sıçrama için hazırlıktır.

Bir yay düşünün.

Yay geriye doğru çekilir.

Ama amacı geride kalmak değildir.

Daha uzağa gitmek için hazırlanır.

Sonuç: Regresyon Bazen Fren, Bazen Yol Haritasıdır

Regresyon ve gerileme kelimeleri ilk bakışta olumsuz çağrışımlar yapabilir. Ancak biraz daha derine indiğimizde bunun insan yaşamının ve bilimin önemli parçalarından biri olduğunu görürüz.

Psikolojide regresyon, zor zamanlarda zihnin kendini koruma yöntemi olabilir. İstatistikte regresyon, karmaşık ilişkileri anlamamıza ve geleceğe dair tahminler yapmamıza yardımcı olur.

Belki de hayatın bize verdiği en büyük derslerden biri şudur:

Her geri dönüş başarısızlık değildir.

Bazen insan eski bir davranışına döner çünkü orada çözülmemiş bir duygu vardır.

Bazen bir veri ortalamaya yaklaşır çünkü doğanın dengesi böyle çalışır.

Bazen de hayat bizi birkaç adım geriye alır ki daha doğru bir yöne ilerleyelim.

Asıl mesele geriye bakmak değil, baktığımız yerden ne öğrendiğimizdir.

Çünkü insan bazen geçmişe döner, ama orada kalmak zorunda değildir.
 
Üst